Take a fresh look at your lifestyle.

Hormonların Genel Özellikleri Biyokimya Ders Notu / Tıp Fakültesi Dönem 2

0 331

NOT: Yukarıda Zenginleştirilmiş metin görümündeki PDF halinden okumanızı tavsiye ediyorum. Microsoft Word’te kullanılan bir takım elementler WordPress Editörde desteklenmediği için alttaki yazı düz yazı şeklinde görülmektedir. Lütfen PDF’teki resim şeklinde okuyunuz bu düz yazı kısmı Arama Motorları için eklenmiştir.


1-Hormonların Genel Özellikleri

Endokrin Bezler

  • Hipofiz bezi
  • Tiroid bezi
  • Paratiroid bezi
  • Adrenal Bez
  • Pankreasın Langerhans adacıkları
  • Testis ve ovaryum cinsellik bezleri

Hormonların Sınıflandırılması

Kimyasal yapıları bakımından;

Steroid Hormonlar

Aminler

Polipeptide ve proteinler

Etki biçimleri bakımından;

Kinetik etkili hormonlar

Metabolik etkili hormonlar

Morfogenetik etkili hormonlar

Hormonlar preprohormon veya prohormon şeklinde inaktif olarak üretilirler.

Endokrin hormonlar, kana salıverilir ve vücut içinde hedef hücrelere taşınır.

Parakrin hormonlar, bir hücreden hücre dışı alana salıverilir ve komşu hedef hücre içinde etkisini gösterir.

Otokrin hormonlar, bir hücreden salıverilir ve kendi yüzey reseptörlerine bağlanarak aynı hücrede etki gösterir

Bağ Dokusu Hücresi:

Leydig Hücreleri →Testiste testesteron sentezler.

Granülosa Hücreleri →Overlerde östrojen sentezler.

Steroid (Lipid) Hormonlar

  • Depo edilmezler
  • Kolesterolden sentezlenirler
  • Reseptörleri Sitoplazmada bulunur.
  • Etkileri ni Çekirdekte gösterirler.

Progesteron

Testosteron

Kortizol

Aldosteron

Östrojen

Protein Ve Polipeptid Hormonlar

  • Taşınmaları Plazmada taşınırlar, suda çözünürler
  • Reseptörleri Hücre zarında

GH

ACTH

TSH

Prolaktin

FSH, LH

ADH

 

Renin

İnsulin, glukagon

Parathormon

Gastrin, sekretin

Oksitosin

 

Hormonların Depolanması

Peptid/protein yapıdaki hormonlar, GER’da sentezlenirgolgi sistemindeki membranöz veziküllerde depolanır (prehormon)proteoliz aktif hormon

Katekolaminler, suda çözünür özellikteki proteinler (kromograninler) ve ATP ile birlikte granüllerde depolanır.

Tiroid hormonları, tiroid bezinde tiroglobulin yapısında depolanır.

Steroid hormonlar, sentez sonrasında genellikle bekletilmeden salgılanır.

Hormonların Salgılanmaları

Hormonların çoğunun salgılanması, NEGATİF GERİ BESLEME ile düzenlenmektedir.

İnsülin salgılanmasının düzenlenmesinde başlıca fizyolojik düzenleyici GLUKOZDUR.

Paratiroid hormonun salgılanması da PLAZMA CA+2 KONSANTRASYONU tarafından düzenlenmektedir.

Ön hipofizden tropik hormonlar salgılanır.

Endokrin sistemin önemli bir özelliği, hormonların ritmik bir şekilde salgılanmalarıdır

Sirkadiyen veya diurnal salgılanmaHipofiz hormonlarında olduğu gibi 24 saatlik aralıklarla tekrarlanan ve karanlık/aydınlık ve uyku ile eşzamanlı salgılanma şeklidir.

İnfradiyen Salgılanma Otuz günlük aralıklarla tekrarlanan salgılanma şekli (kadınlarda gonadotropinler, östrojenler vb.

Hormonların Taşınması

  • Hormonlar, kanda serbest veya proteinlere bağlı olarak bulunmaktadır.
  • Hidrofilik özellikli katekolaminler ve protein/peptid yapılı hormonların büyük çoğunluğu serbest olarak bulunur
  • Hidrofobik özellikli tiroid hormonları, steroid hormonlar proteinlere bağlı olarak bulunur.

Hormonların Yıkılımı

Hormonların büyük bir bölümü reseptör aracılı endositoz ile hücre içine alındıktan sonra lizozomlarda hidroliz edilir. Örneğin dolaşımdaki insülinin %70’i reseptör aracılı endositoz ile yıkılır.

Hormon Reseptörleri

Reseptör molekülünde hormonun bağlandığı yere bağlanarak hormonun bağlanmasını engelleyen, reseptörü aktive etmeyen ve intrinsik aktivitesi olamayan maddelere ANTAGONİST denir.

Reseptörlerin çoğunluğu GLİKOPROTEİN yapısındadır.

Reseptörlerin Temel İşlevleri

1. Hormonu tanımak ve bağlamak

2. Hormon reseptör kompleksinin (HR) oluşumunu

  • Hormon konsantrasyonu arttıkça hormon-reseptör kompleksinin konsantrasyonu da artar
  • Hormonun biyolojik etkisi, oluşan hormon-reseptör kompleksinin konsantrasyonu ile doğru orantılıdır.

Hormon-reseptör kompleks konsantrasyonu

  • Hormon miktarı
  • Reseptör sayısı
  • Reseptör ilgisi ile orantılıdır.

Düşük hormon konsantrasyonlarındapozitif kooperatif etkileşimler reseptörün ilgisi artar (HR kompleksinin ayrışması zorlaşır) dokunun hormona duyarlılığı artar.

Yüksek hormon konsantrasyonlarındanegatif kooperatif etkileşimler reseptörün ilgisi azalır dokunun hormona duyarlılığı azalır.

  • İnsülin, glukagon, büyüme hormonu, -adrenerjik agonistler, TRH, LH ve FSH Kendi reseptörlerinin konsantrasyonlarını azaltır
  • Prolaktin ve anjiotensin IIKendi reseptörlerinin konsantrasyonlarını artırır.
  • Östrojen, oksitosin reseptörlerinin konsantrasyonlarını artırırken , progesteron azaltır.
  • Tiroid hormonları -adrenerjik reseptörleri artırır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.