Take a fresh look at your lifestyle.

Nükleik Asitler,Nükleotidler,DNA ve RNA Biyokimya Ders Notu / Tıp Fakültesi Dönem 2

0 130

NOT: Yukarıda Zenginleştirilmiş metin görümündeki PDF halinden okumanızı tavsiye ediyorum. Microsoft Word’te kullanılan bir takım elementler WordPress Editörde desteklenmediği için alttaki yazı düz yazı şeklinde görülmektedir. Lütfen PDF’teki resim şeklinde okuyunuz bu düz yazı kısmı Arama Motorları için eklenmiştir.


6-Nükleik Asitler,Nükleotidler,DNA ve RNA

  • Özellikle ribozomlarda, mitokondrilerde ve stoplazmada da protein sentezi için bulunurlar.
  • Nükleotidler, 1:1:1 oranında azotlu baz, pentoz ve fosfat olmak üzere üç komponente sahiptirler.
  • Azotlu baz ve pentozun birbirine β-N-glikozit bağıyla bağlanmasıyla nükleozid oluşur, nükleozide fosfatın bağlanmasıyla nükleotid oluşur.

Azotlu Bazlar

  • Primidinler yapılarında iki azot (N) bulunan ve altıgen bir halkaya sahip bileşiklerdir.Numaralandırma saat yönünde yapılır.
  • Purinler pirimidin halkasına bir imidazol halkasının bağlanması ile oluşmuşlardır.
  • Serbest pirimidinler ve pürinler, zayıf olarak bazik bileşiklerdir; bu yüzden baz olarak tanımlanırlar. Serbest pirimidin ve pürin bazları, pH’a bağlı olarak iki veya daha fazla tautomerik formda bulunabilirler. Pirimidin ve pürinler, keto-enol tautomeri göstermektedirler.
  • Nükleik asit parçalandığında pürin-pirimidin serbestlenirse ortamın pH’ı bazik olur !!

Sitozin: DNA ve RNA yapısında bulunur.

Urasil: RNA yapısında bulunur.

Timindir: DNA yapısında bulunur.

  • Pirimidinler :
  • Purinler altıgen pirimidin halkasına beşli bir imidazol halkasının bağlanması ile purin bazlarının ana halkasal yapısı oluşur. Saatin işleyiş yönünün aksine devam eder
  • Pürinler: Adenin ve Guanin. Daha az sıklıkla rastlanan purin bazları ise ksantin, hipoksantin ve ürik asittir.

Pentoz

  • Nükleotidlerdeki pentozlar, D-riboz ve 2i-deoksi- D-Ribozdur ki her iki pentoz tipi nükleotidlerde β- furanoz formunda bulunurlar.
  • Bir purin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerinin 1. karbonuna bağlanması ile nukleozitler meydana gelmektedir.
  • Bazların riboz şekerine bağlanması ile ribonukleozitler, deoksiriboz şekerine bağlanması ile deoksiribonukleozitler ortaya çıkmaktadır.
  • Nükleozide bir fosfat gurubunun bağlanması ile bir nükleotid oluşur

Nükleotidler

  • Nükleotidlerdeki fosfat eğer riboz şekerim 3. ve 5. nolu karbonlara aynı anda bağlanması sonucunda halkasal fosfat veya siklik fosfat türevi meydana gelir.
  • Örneğin, 3’, 5’-adenozin monofosfat (c-AMP) böyle halkasal fosfat grubu ihtiva eden bir yapıdadır. Buna kısaca siklik-AMP adı verilmektedir.
  • Bir nükleotidin şekerine bir sonraki nükleotidin fosfatı fosfodiester bağı ile bağlanmak suretiyle Polinükleotidler sentezlenir. Şeker fosfodiester bağı ile diğer nükleotidin fosfatına bağlanır.

Adlandırma / Bunu bil örnek olarak aşağı yazdım.

Baz: Nükleozid: Nükleotid:

Adenin Adenozin Adenilik Asit

Guanin Guanozin Guanilik Asit

Hipoksantin İnozin İnozinilik Asit

Timin Timidin Timidilik Asit

Sitoiz Sitidin Sitidilik Asit

Urasil Uridin Uridlik Asit

Nukleotit trifosfatların hücre içinde önemli fonksiyonları vardır. Bunlar:

1)ATP defosforile edildiği zaman ADP meydana gelmekte, ADP ise solunum esnasında üretilen enerji ile tekrar fosforile edilerek ATP haline dönüşmektedir.

2)2. Nukleotit di- ve trifosfatlar bazı moleküllerin biyosentezinde koenzime benzer görev yapmaktadırlar.

ATP defosforilasyonu ve ADP fosforilasyonu Reversiable bir olayıdr.

Mononükleotid

Oligonükleotid: 5-50 arası

Polinikleoitd: 50+

ATP defosforilasyonu

ve ADP fosforilasyonu Reversiable bir olayıdr.

  • DNA replikasyon ile doğrudan kendini oluşturanbilir.
  • DNA doğrudan RNA sentezleyebilir ve RNA üzerinde de protein sentezlenebilir.

RNA tek iplikcik halindedir.

  • Deoksiriboz yerine riboz içerir.
  • Timin yerine Urasil içerir.

DNA çift ipliksi molekül halindedir.

  • Çift sarmal yapı
  • Tamamlayıcı baz çifti
  • Hidrojen bağı
  • Bir nukleotitteki şekerin 5’-karbonuna bağlı fosfat grubunun hidroksili ile diğer nukleotitteki şekerin 3’- hidroksil grubu arasında bir fosfodiester bağı oluşur.
  • Her hücre içindeki DNA ve RNA’ların toplam miktarları değişiktir. DNA/RNA=20/1 ile 0,5/1 arasında değişir.

DNA : Çift zincirden meydana gelen .Bir eksen doğrultusunda sağa dönen yapıdadır.

  • DNA çift sarmalını bir arada tutan iki kuvvet olup bunlardan birincisi birbirinin komplementeri olan bazlar arasındaki hidrojen bağları, ikincisi ise sarmalın içinde kalan korunmuş kısım ile sarmalın dışında ve oldukça polar özelliğe sahip kısım arasındaki hidrofobik etkileşimdir.
  • Çift sarmalın kararlı bir durumda kalmasına hidrofobik etkileşimin büyük katkıları olmaktadır.
  • Çift sarmalın omurgasını teşkil eden kısımda bulunan fosfat grupları pH 7.0’de negatif yüklüdür ve bu nedenle de nötr pH’da DNA molekülü kuvvetli asidiktir.
  • DNA’ların sağ dönüşlü formları sol dönüşlü formlarından daha kararlıdırlar.

DNA’nın Değişik Formları:

B DNA: Sağa dönümlüdür.

İnsanda da bulunan en sık görülen form.

10 baz ile tam dönüş yapar.

A DNA: Sağa dönümlüdür.

11 baz ile tam dönüş yapar .

Bazlar sarmala 20 derecelik bir açıyla yerleşmiştir.

DNA molekülü su kaybetmiştir.

H DNA:DNA ve RNA’nın üçlü sarmal şekli. Bu konformasyonda pürinler bir zincirde pirimidinler diğer zincirde konumlanmıştır.

Z DNA:Sola dönümlü.

12 baz ile tam dönüş yapar.

DNA molekülü tuzlu ortamda kalmıştır.

RNA:DNA’daki genetik bilgiyi fonksiyonel bir proteine dönüştürmekte aracı rol oynayan nükleik asittir.

RNA molekülü çift sarmallı değil tek zincir şeklindedir.

RNA Çeşitleri:

1)rRNA 2)mRNA 3)tRNA 4)nRNA

İlk üçü protein sentezine katılırken küçük nüklear RNA (nRNA)’lar ise mRNA’nın kaynaştırılarak birleştirilmesi işlevine katılırlar.

tRNA:

  • Toplam RNA’nın %15-20’sini teşkil eder.
  • Sitoplazmada bulunur.
  • Protein biyosentezi için gerekli amino asitleri taşır.
  • En uçta ‘Antikodon Kulbu’ bulunur.
  • Bir antikodondaki bazlar protein sentezi için kalığ görevi gören mRNA’nın üzerinde bulunan tRNA ile taşınan amino aside uyan kodondaki bazların tamamlayıcısıdır.

mRNA:

  • Toplam RNA’nın %1-3’ünü teşkil eder.
  • Nükleolusta ve stoplazmada bulunur.
  • Nükleusdaki DNA’dan proteine genetik haberin taışıyıcısıdır.
  • mRNA üzerindeki her biri bir amino aside uyan üçlü baz guruplarına kodon denir.
  • 5’-3’ yönünde
  • mRNA’daki 3’lü nükleotidler : KODON
  • Başlatma kodonu: AUG Metiyonin
  • Stop Kodonu: UAA UAG UGA

 

rRNA:

  • Toplam RNA’nın%80’ini teşkil eder.
  • Endoplazmik retikulum üzerinde yer alan ribozomlarda bulunur.

Nükleotidlerin Fonksiyonları:

  • DNA ve RNA’nın prekürsörleridir.
  • Kimyasal enerjinin en önemli taşıyıcılarıdır ATP/GTP
  • Önemli kofaktörlerdir NAD/FAD/S-Adenozilmetionin /Koenzim-A
  • Bazı nükleotidler sellüler haberleşmede aracıdırlar.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.