Take a fresh look at your lifestyle.

[Vaka Raporu] Tek Donörden Multi-Organ Transplantasyonu yapılan 4 alıcıda çok nadir bir kanser yayılımı tespit edildi !

0 228

Yeni yayınlanan bir vaka raporu aynı donörden organ transplantasyonu yapılan dört avrupalı kadın hastada yıllar sonra meme kanseri geliştiğini belirtiyor.

Vaka raporunu orjinal dilinde okumak İçin Buraya Tıklayınız 

Kadınların hepsinde transplantasyonlarından yıllar sonra meme kanseri gelişimi görüldü ve bu kadınlardan 3’ü vefat etti. Önceki raporlar bize zaten transplante edilen organlar aracılığıyla kanser hücrelerinin  geçişi olabileceğini vurgulamaktadır ancak bu vaka raporu ile Meme Kanserinin ilk defa böyle bir geçiş gösterdiği gözlemlendi.

Amsterdam Üniversitesinden Nefroloji Profesörü ve vaka raporunun yazarı Dr. Frederike Bemelman bu durumun ‘aşırı nadir’ olduğunu ve böyle bir durumla 20 yıllık Transplantasyon immünolojisi hayatında ilk defa karşılaştığını belirtip ’Her zaman yapılacak tıbbi işlemlerde küçük bir risk vardır.  Basit bir safra kesesi ameliyatında bile ameliyat masasında birşeylerin ters gitme ihtimali vardır’ diye ekliyor.

Böbrek, Akciğer, karaciğer, ve kalbi transplante edilen 53 yaşındaki donörün daha önceden bilinen bir rahatsızlığı veya malignitesi yoktu.

Organ alıcısı 3 hastada aldıkları organdaki kanserin metastaz yapıp diğer vücut bölgelerine sıçraması sonucu hayatlarını kaybettiler.

Dördüncü hasta ise  transplante edilen sağ böbreğin çıkartılıması , immünsüpresif ilaçların kesilmesi (Organ rejeksiyonunu engellemek için kullanılan standart immünsüpresyon ilaçları) ve kemoterapi tedavisi sonucunda kurtuldu.

Dr. Bemelman raporunda donör kaynaklı kanserlerde alıcıdan organın çıakrılmasının tedavide çok yardımcı olduğunu vurguladı ve kendisi ‘Bu durum hastanın immünsüpresyon ilaçları almasını keeserek bağışıklık sisteminin kendini tekrar başaltmasını sağlayarak tümör hücrelerine karşı olan savaşta bize destek sağlıyor.’ ifadesini kullandı.

Ancak  Londrada bulunan King’s College’ta Nefroloji Profesörü Dr. Graham Lord hastalara genellikle sahip olduğu kanser türü ve yaşama oranlarına göre bu yöntemi tercih ettiklerini belirtti. Dr. Lord bu vakaya dahil değildir, CNN’e verdiği görüş budur.

’Tespit edilemeyen malignite’

Organ bağışcısı 2007 yılında inme sebebiyle hayatını kaybetti ve  akciğer, karaciğer, kalp ve böbrekleri bağış için uygun durumdaydı.

Standart tarama işleminin bir parçası olarak , tam fiziksel testler – meme muaynesi, abdomen ve kalpte ultrason muaynesi-  yapılmıştı ancak malignite saptanmadı.

Dr.Lord ‘Malignite organın bağışlandığı zamanda tespit edilemeyecek seviyedeydi’ ifadesini kullandı.

Nakilden 16 hafta sonra akciğer alıcısı 42 yaşındaki kadın hasta hastaneye  transplant disfonksiyonu sebebiyle başvurdu. Lenf nodlarında meme kanseri hücreleri tespit edildikten sonra DNA analizi gerçekleştirildi ve bu kanserin donörden geldiği tespit edildi.

Sol böbrek alıcısı 62 yaşındaki kadın ve 59 yaşındaki karaciğer alıcısı kadın hasta sırasıyla 2013 ve 2014 yıllarında vefat etti.

Organ naklinin avantajları risklerine değer !

Çalışmaya göre donördeki ‘mikro metastazlar’ transplante edilen organdan çıkıp diğer organlara yaıyılımgöstermiş.

Önceki raporlar bize zaten transplante edilen organlar aracılığıyla kanser hücrelerinin  geçişi olabileceğini vurgulamaktadır ancak bu vaka raporu ile Meme Kanserinin ilk defa böyle bir geçiş gösterdiği gözlemlendi.

Aktif malignitesi olanlar organ bağışı yapamamaktadır. (Sadece deri karsinomları ve bazı lokal tümör tipleri hariç)

Organ transplantasyonu ile tümör hücrelerinin geçiş riski 0.01% ile 0.05% arasındadır.

Dr. Bemelman bu konu için “İnsanların bu konuda endişelenmesine gerek yoktur avantajları risklerini geçmektedir.”diyerek düşüncelerini belirtti.

Dr.Lord bu vaka için ‘inanılmaz derecede nadir bir durum ve gelişen yeni erken kanser tespit yöntemleri sayesinde ileride yeni önlemler alabiliriz’ ifadelerini kullandı.

Transplantasyonda CT taramasının  donörün malignitesini tespit etme ihtimalinin olup olmadığı net değil ancak Dr.Bemelman bu fikre şüpheyle bakıyor. Dr.Bemelman tüm donörlerde CT tarama yapmanın alakasız/saçma bulgular gösterebileceğini ve dolayısıyla donör havuzunda büyük bir azalmaya neden olabileceğini belirtti.

Kaynak:

1: https://onlinelibrary.wiley.com/doi/pdf/10.1111/ajt.14766

2: https://edition.cnn.com/2018/09/18/health/organ-donor-cancer-transmission-europe-intl/index.html

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.